e - katil

Owen pek uslu bir öğrenci olmadığı için başka bir okula gönderilir.Bu yeni okulunda oda arkadaşı Tom ‘un Owen ‘ı kendisininde üyesi olduğu Yalancılar Kulübü ‘ne katmasıyla herşey başlar.

Okulda önceleri bir kız öğrenci cinayeti işlenmiştir ama faili meçhul olarak kalmıştır.Yalancılar Kulübü artık kendi aralarında oynadıkları yalan oyunundan sıkılırlar ve oyunu tüm okulla oynamaya karar verirler.

Grup liderleriğini yapan Dodger Owen ‘la birlikte bir mail hazırlar ve bu maili tüm okula gönderir.Mail okulu da geçer ve öldürülen kızın annesine kadar ulaşır.

Sonuçta tüm Yalancılar Kulübü ve Owen Cadılar Bayramı tatilinde okulda tek başlarınadır.Tatilde herşey başlar..Gruptan iki kişi ortadan kaybolur ve diğer grup elemanları onların katil tarafından öldürüldüğünü ve yeni hedeflerin kendileri olduklarını sanmaktadırlar.Çünkü bundan şüphe edecekleri olaylar meydana gelmiştir..

Sonuçta dolunay gecesi herkes bir bir ortadan kaybolur yani öldürülür.Ana karakter Owen olduğu için film çoğunlukla onun üzerinden, bu yüzden cesetleri falan görmüyoruz.(Burda şüpheleniyorsunuz zaten)

Filmin sonuna doğru ortada tek Owen ve Dodger kalmıştır.Ancak Owen’ın Dodger’ın arkasındakini görmüştür ve hemen aşağıya gitmeye çalışmıştır.(Owen binada nöbetçi profesör Rich’in odasında,Dodger bahçede.) Dodger’ın son sesi çekmecede silah var .olur..

Owen silahı aldı ve o anda Rich içeri girdi.Owen Rich’i katil sanmaktadır ve onu öldürür.

O anda tüm Yalancılar Kulübü ve Owen’ı sevmeyen kayıp iki öğrencide içeri girer..

Ve sonuç..

Owen ‘ı sevmeyen öğrenciler Owen ‘ı merkez alarak tüm grubu korkutmak istemişler.Tüm film bir şakaymış meğerse! Ama şaka kaka oldu.Rich öldü.

Owen zengin babasının marifetiyle nefsi müdafa diyerek beraat etti.

Ziyaretine gelen Dodger ‘ı gördüğünde herşeyi anladı.

Profesör Rich filmin başında öldürülen kız öğrenci ile cinsel ilişki yaşıyordu.Aynı şekilde Dodger ‘da.Dodger onu çekemedi ve öldürdü.Owen Rich ile Dodger ‘ı öpüşürkende görmüştü zaten.Owen ‘ın bu iddasını kanıtlayacak birşey daha vardı; Dodger olay günü çekmecedeki silahtan bahsetmişti peki ama o nerden biliyordu?? Tabiki de ilk kızı öldürdükten sonra silahı onun masasına sakladı..

Owen tüm tezini anlattı anlattı anlattı.

Dodger ‘ın son sözü filmi bitirdi.

Ve Dodger şeytani zekasını bir kez daha ortaya koydu.Çünkü Rich ‘ten kendisini aldattığı için alacağı intikamı elini bile sürmeden almıştı..

” Sana kim inanır ki “

Biraz Mola.

21 Haziranda açtığım siteyi hiçbir kaygı gütmeden yani hit , üye vs vs açmıştım.Zaten Hakkında bölümünde de yazıyor.Zaten yorum sayısının bir elin parmağını geçmemesi bunun kanıtı :) ancak bunu pek önemsemiyorum.

Ben çok eğlendim hem izlerken hem de yazarken.

Ancak her Türk gencinin olduğu gibi benim içinde Ösese ” seni mi yese beni mi ” maratonu başlıyor. ( Sözü kafadan uydurdum :)

8-9 ay kadar sanırım yeni yazı olmayacak.Belki çok canım isterse alırım bir film ve yazarım ulenn :)

Artık filmlere yorduğum kafayı derslere yormak istiyorum.Burda birşey daha yazmak istiyorum.

Nasıl yaratılmışız farkında mısınız? İnsan yapısı.Hiçbir kimsenin taklit edemeyeceği bir yapı.

Ben hala yıllar önce izlediğim filmleri hatırlıyorum.Nasıl olabiliyor? Bizlerde birinin imzası var.

Bence Yüce Yaratana herkesin vefa borcu var en azından yaratıldığımız için.

Bunun bir önemi yok ancak teşekkür ederim Allah ‘ım.

.

.

.

ps: konumuzla pek alakası yoktu ama içimdekileri yazmak istedim.

yeniden görüşmek üzere.

1408

Film bir yazarın gizemli bir odada yaşadıklarını anlatıyor.

Hayatta hiçbirşeyden korkmayan, hayaletlere inanmayan Mike ‘a hayranlarından birgün bir mektup gelir.Mektupta ” Dolphin 1408 ‘e Sakın Gitme ” yazmaktadır.Tabi bizim adam durur mu? 1408 i araştırır ve oranın gizemli ölümlerin yaşandığı kapalı bir oda olduğunu anlar ve odayı tutamaz.Araya avukatını sokarak odayı sonunda kiralar.

Otel müdürü son ana kadar vazgeçirmeye çalıştı ama Mike vazgeçmedi.

Odada olanları burda anlatamam, o zaman filmin bir anlamı kalmaz.Odada çok büyük sıkıntılar çektikten sonra odayı yakarak 1408 ‘den kurtulur.

Filmde bazı mantık hataları olsa da filmi izlemenizi kesinlikle tavsiye ederim.

Dehşet Gezegeni

Fantastik güzel bir film..

Filmi izledikten sonra kesinlikle ” Bu film 70 yapımı ” dersiniz,görüntü o kadar güzel ki (!) 2007 yapımı olduğunu duyunca gülme krizinden gidebilirsiniz.

Filmde bir kimyasal gaz var ve bunu soluyan herkes o gazı solumaya devam etmek zorunda.Eğer gazı solumazlarsa zombiye dönüşüyorlar.Filmde bu konu üstüne geçiyor.Tüm şehir ( insanlık ) zombiye dönüşmekte.Buna karşı savaşan bir avuç insan karşı koymaya çalışmaktadırlar..

Film zombi-insan çatışmaları ve bol kanlı ( ketçaplı ) sahnelerle geçiyor.Sözde korku filmi ama 4 arkadaş izlediğimdenmidir bilinmez bana komedi filmi gibi geldi.

Filmdeki birkaç saçmalığı yazmak istiyorum,

* Wray ‘ın diz kapağından daha da küçük uzunlukta bir motorla zombi avlaması,
* Tek bacağı kopan Cherry ‘nin M31 i kopan bacağı yerine takarak onunla ateş etmesi,
* Wray ‘in tek bacağı kopan Cherry ile seks yapması ve hamile bırakması (!!)..

Filmin sonunda ise bizim mücadeleci bir avuç insanımız bir okyanus adasına yerleşiyorlar.Dünya zombi istilasında bunlar bir adada, teknoloji yok,alet edavat yok napıcaksınız orda? Filmin sonuda ayrı bir saçmalık.

Filmin iki başrolü Rose McGowan ve Freddy Rodríguez ‘in performanslarıda görülmeye değer..

Bir İhtimal Daha Var

Geçen gün TV’de izledim. 2007 yapım bir film. Güzel sayılabilecek bir film. Hatta kadroya bakarsanız güzel bir film: Müjdat Gezen, Savaş Dinçel, Mustafa Alabora, Osman Yağmurdereli, Hülya Avşar, Volkan Severcan, Doğa Rutkay.

Film dram, komedi, macera etrafında şekilleniyor.

Olaylar ud üstadı Neyzen’in ( Savaş Dinçel ) arkadaşları Kenan, Faruk, Asım, Gökhan ve Alev’i ( Yani Müjdat Gezen, Mustafa Alabora, Osman Yağmurdereli, Volkan Severcan ve tabiki Hülya Avşar ) bularak grubu tekrar toplamak istemesi ve herşeyden üstün tuttukları Türk Sanat Müziği’ni, belki de son olarak, dünyaya duyurabilmek için ülkemize gelen bir ünlünün konserini basmaya karar vermeleriyle başlar. Bu onlar için ayrıca hayatlarında hep yarım kalan şeyleri de tamamlayabilmek için son şansdır.

Ekip zor da olsa birbirleriyle yüzleşip toparlanabilmiştir. Ancak bir sorun vardır. Solistleri olan Alev bir konsolos eşidir ve müziğe veda etmiştir. Grup ya Alev’i İkna edecektir ya da acele bir şarkı yarışması düzenleyip kendilerine bir solist bulmaları gerektir. İkinci seçenek başarılı olmayınca tek çözüm Alev’i ikna etmek kalır. Aslında Alev buna razıdır ama konsolos olan eşi buna izin vermektedir.

Konser salonuna girmeyi zor da olsa başarırlar. Müziklerine başlarlar ve solistleri de şarkıya başlar. Alev’i solistleri yapabilmeyi başarmışlardır hem de akla gelmez bir oyunla.

Müziklerini yapmışlar hatta dünyaya duyurmuşlardır. Artık son görevlerini de yerine getirmişlerdir. Bunun farkına arkadaşlarını toprağa verdiklerinde anlamıştırlar.

Özet: Herşeye rağmen izlenebilecek bir film. İsteyenin de hayatına ders çıkarabileceği bir film.

Arkadaşlarının mezarlıktaki mezar taşına yazdırdığı söz: ”Müziği yarım kaldı, aklı karıda kaldı.”

Next

Sıradışı bir film..

Gerilim - Bilim Kurgu - Aksiyon üçgeninde geçen muhteşem bir yapıt.

Zaten filmi izlemek için Nicolas Cage yeterli.

Hiç geleceği görebilmeyi düşündünüz mü? Ne güzel olurdu değil mi? Ne yaşacağını biliyorsun ve hareketlerin de ona göre.Filmde Cris Johnson ( Nicolas Cage ) ‘in böyle bir yeteneği var, 2 dk sonrasını görebiliyor.Tabi ki sadece kendi hayatıyla ilgili olanları..

Chris bir sihirbaz olarak şovlar yapmaktadır.Ve birgün FBI peşine düşer, çünkü nükleer bir bomba vardır ve Los Angeles ‘tdır.Ama ne zaman patlayacağı bilinmemektedir.Tek bilinen zamanın kısıtlı olduğudur.Chris önceleri kabul etmez ama hergün 8de gördüğü güzel kadınla tanışınca kararı değişir.Chris hayatının aşkı Liz ile yatarken geleceği görür ve eğer kabul etmezse olacakları görür.Yarım saat oyunca kovalmcalar ve ekşın üst seviyede, en sonunda bomba patlıyor ve herkes ölüyor.Üzülüyorsunuz tabiki.

Birden bakıyorsunuz film yatak sahnesinden devam ediyor.Ve Chris görevi kabul ediyor.

Meğerse Chris sevdiği kişinin yanında yeteneğini geliştirmiş.

Gerçekten sıradışı ve güzel bir film.

İzlemenizi tavsiye ederim.

Chris ‘in neden önce görevi kbul etmediğini düşünebilirsiniz o bunu Liz ‘e şöyle çıklıyor.Eğer kabul edersem beni bırakmazlar, herşeyi bana yaptırırlar.Küçükken 36lık kart destesinde gelecek kartı bildiğim gibi, sürekli..Güzel sahnelerdi.

Jessica Biel

Gerek güzelliğiyle gerekse fiziğiyle başarılı bir oyuncu.

Next ‘teki performansı başarılıydı.

Hatırladığım kadarıyla başka filmini izlememiştim.Ama izleyeceğim :)

Yeni filmlerini bekliyoruz Jessica Biel.

Nicolas Cage

Aslında bu yazıyı Savaş Tanrısı ‘ndan sonra yazmalıydım.Ama kesin kalplığıma gelmiştir.Şimdi hem pişman hemde mutluyum.Pişmanlığım keşke yazsaydım, mutluluğum eğer yazsaydım bunları nereye sıkıştırcaktım ve tekrar günce yapacaktım :D Salakça şeyler işte.

Nicolas Cage, karakterden karaktere girebilen gerçek bir oyuncu.Oyunculuğunu gerçekten çok beğeniyorum.

Özellikle sigara içişine hastayım :)

Yeni filmleini bekliyorum, Nicolas Cage.

ps: Sitede heryerde Nicalas Gage yazıyormuş, yeni farkettim ve hepsini düzelltim.

Çaylak

Filmi izlemek için iki neden: Al Pacino, Colin Farrell. Filmde ”Hiçbir şey göründüğü gibi değildir.” ve ”Hiç kimseye güvenme.” sözlerinin ispatını göreceksiniz.

James Clayton ( Colin Farrell ) parlak bir öğrenci olarak okulunu bitirmiştir ve deneyimli ve itibarı yüksek Ajan Walter Burke’ün ( Al Pacino ) dikkatini çekmiştir.

James’in babasıda eski bir ajandır ve bir görev sırasında ölmüştür. Bu olay ve Ajan Walter’ın ısrarı ile ajan olarak Çiftlik adında ”Çaylak”ların eğitildiği bir yerde eğitime başlar.

James eğitimde başarılı olamamış ve Çiftlik’ten atılmıştır. Ama Ajan Walter onun başarısına inanmıştır ve onu bir köstebeği yakalayabilmek için kayıtdışı olarak kullanmaya karar verir. James görevi kabuleder asıl köstebeğin kendisi olduğunu farketmeden.

Görev köstebek olduğu düşünülen Layla’dan ( Bridget Moynahan ) bir bilginin alınmasıdır. James zamanla Layla’ya aşık olmasına rağmen Layla’yı suçüstü yakalar. Layla bir bilgiyi kaçırmıştır. Ama gerçek şudur ki Layla CIA ajanıdır ve görevi bu bilgini kaçırılması böylece binadaki güvenlik önlemlerinin derecesinin ölçülmesidir. Ajan Walter bu bilgiyi kendisi için istemektedir. Bunun için de James’i kullanmıştır.

James, Walter ile yüzleşmeyi başarır. Walter ise bütün bu yaptıklarını canı ile öder.

Arı Filmi

O kadar savaş filminden sonra bir animasyon iyi gider diye düşündüm.

Barry B. Benson ( Seslendiren: Cem Yılmaz ) üniversite mezunu geç bir arıdır. Onu bekleyen tek iş seçeneğinin ölünceye dek bal yapmak olduğunu fark edince kovandan kaçıp dış dünyayı dolaşmaya karar verir. Kovandan kaçıp Newyork sokaklarında gezinirken ölümden döner ve onu bir çiçekçi olan Vanessa kurtarır. Olaylar da böylece başlar.

Vanessa, Barry’i birgün süpermarkete götürür. Barry süpermarkette yüzlerce kavanozun içinde zorlukla yaptıkları balın satıldığını görünce buna sinirlenir. Bu işin peşini bırakmayacağını söyler ve bal üreten çiftliğe gider. Orada milyonlarca arının bal yaptığını ve bu balların satıldığını görünce daha da çok sinirlenir.

Barry bal üreticilerine karşı dava açar. Bu davayı zor da olsa Vanessa’nın yardımı ile kazanır. Barry amacına ulaşmıştır. Bütün bal çiftlikleri kapatılır, ballar toplanır ve arı kovanlarına geri verilir.

Bütün arıların mutlu olacağını düşünen Barry yanılmıştır. Arılar çalışamadıkları için üzülmüştürler. Ayrıca arılar bal yapmalarına gerek kalmadığı için çiçeklerden polen toplama işine son vermişlerdir. Bu da çiçeklerin tozlaşmasına son verdiğinden bütün çiçekler kurumuştur.

Neyse ki Barry hatasının farkına varır. Vanessa’nın ve tüm arıların yardımı ile Barry çiçeklerin  tozlaşması için ellerinden geleni yapar. Bunda da başarılı olur.

Yani film bir sosyal mesaj içermekte.

Çoğu kimse beğenmemiş olsa da benim beğendiğim bir film.